Sosyal

Paylaş

21 Nisan 2007 Cumartesi

Saklı Şehir

Aldığım ve verdiğim her nefesin birazında
kimi sözlerin sonradan acıtan pişmanlığında
varla yok arası her derin boşluğun siyahında
gidip geliyorum kendimde bulduğum tüm hatalarla
ve sonrasında her hatanın, bedeli ödenmiş
duygularla ayakta duran her insanın vicdanında
mevsimlerle dondurulmuş rüyalar sarar benliğimi
mevsimler aah mevsimler...

Tarihe gömülecek ve yeniden dirilecek
ân'lar ve anılar...
yokluğunu bir ân'ın varlığıyla bilemek her yeni anıyla
içinde rüyalardan geriye kalan bir gökyüzü
sımsıkı tutunduğum bir el olur zaman
ki zaman tacirleri kör gözlerini
elleriyle oğuşturuyorken
değiyor yağmurun muştulu kokusu
mahmur gözleriyle yeni uyanmış bir çocuğun tam alnına...

-İkindi vakitleridir uçurum kenarlarında sessizlik-

İnanırsam sana ille de ey saklı şehir
içimden başka yer yok seni saklamaya
seni saklasam da kalın elbiselerle yarınlara
bulur seni ellerinde büyüteçleriyle
karanlığa saplanmış zaman tacirleri.

ve sakla şimdi
bir gün sakladıkların kalacak yalnız heybenin içinde.

Yasin Onat

1 yorum:

Elif dedi ki...

"değiyor yağmurun muştulu kokusu
mahmur gözleriyle yeni uyanmış bir çocuğun tam alnına..."