Sosyal

Paylaş

2 Eylül 2016 Cuma

Kendini bilen adamın rüyaları


bir gün bir adam uyandı yatağından
odaları elleriydi adamın ve uzandığı her boşluk
dokunduğu yüzüydü güne açılan kapılarda
sabah uyanınca
yürüdüğü sokaklar çağırdı onu
taş kaldırımlarda yankılanan kundura sesleri
okula giden çocukların uykulu sesleri
bir de uykulardan uyanan elleri.

sokaklar tanıdı adamın ellerini
ve eskimeyen çehresini
yürüdü mekanların önlerinden fark etmeden
bilmedi insanlar ve görmediler ellerini
kimse seslenmedi o geçerken yanındakine
adam bir kez daha uyandı uykusundan
büsbütün bedeni ruhundan ayrılmışcasına
oturdu bir duvar kenarında
çay söylemek istedi kuytudaki çaycıdan
ama o ve elleri yoktu sanki başkalarına
üzmedi kendini adam hayıflanmadı
kendini bildi ve devam etti yaşamaya
yaşamak, belirli vakitlerden söz edercesine

ve bugün bir adam uyandı uykusundan
yatışı olmayan bir odanın rüyalarından
ayakları taşıdı onu sokaklara
elleri ise anlattı onu insanlara yeniden
dinlemek güzeldi anlamak güzel olunca
o geçerken aynı yerden selam verdi çaycı
ister misin şu taze çaydan
bildi çaycı bugün bir başka
o ve elleri usanmadı bugün uyanmaya
kendini bildi ve devam etti hissetmeye
yaşamak, belirli vakitlerden ödünç alırcasına


Yasin Onat