Sosyal

Paylaş

3 Aralık 2010 Cuma

Güzel'e

Aklımın ucunda bir şey duruyor ve dilim onu söylemekten yorulmayacak. Akıl bazen yetmiyor bilmeye çünkü aklın ucundakine uzanınca ürkek bir kumru gibi kaçıveriyor. Belki de uzanmak yerine aklın ucundakine, çağırmalı onu davet etmeli hal ile lisanı güzelleştirmeye. Derç etmeli güzeli layık olana; lakin kıyas etmeden ve kalbin merkezinden huruç etmeksizin.

Güzellik ve estetik.. kelimelere dokunmaksızın kim anlatabilir ki güzel olanı ve onun niteliklerini? İnsanlar üzerlerinde taşımaktan mutlu olurlar bu olguları. Zira bu iki olgu aslen bir duruş'tan ziyade öze dairdir. Önemli ve değerli olan; güzellik ve estetiğin başka bir güzellikle yamanmamış olmasıdır. İnsanlar böyle şeyleri hikayeleştirmeyi severler mesela. Oysaki güzel olanın mimarisi (yani dış görünümü) ancak güzel bir bakış açısı, naif ve merhametli bir kalp, kararlı ve dirayetli bir akıl ile meydana gelir. Güzellik içten dışa, kelimelerden cümelelere doğru kalbin uzuvlara hayat nakşetmesidir. Güzel olan varlığın kendisidir. Allah tüm güzelliklerin sahibi ise yarattığı insanların ve diğer canlıların güzel olması için başka bir şeye gerek yoktur.

Y.O

Hiç yorum yok: