Sosyal

Paylaş

16 Ocak 2009 Cuma

Susamı Dökülmeyen Simit

Nice güneşler batmıştır çamlıcanın
serinliğinde
Bu ilk olmalı; simitle çayın
konuştuğu.
Dost acı söyler de hasta olmaz mı hiç?
Yeşil rengin mavideki visalinde...

Kalk gidelim...!
yetişiriz şu yetim kuşun hızına...

susamı dökülmeyen simit...
gördün mü bak, Nerede!
Güneş kollarını sardı simit'e
Sardı kollarını güneş, susamlara...

Bir nefes daha bitti, , ,
ve kuşlar da uçtu mavi evlerine.
Göç, nereye kiminle esti/gitti
Burası zamanlardan zaman Çamlıca.

Durgunlaşınca gökyüzü,
mavi sorular soruyorum kendime
Sorular aynı, harfler, kelimeler aynı;
Aynı kelimeler hep değişiyor bende.

Kalem: Elimde rüzgarı olmayan bir pervane
harflerin gölgesinde kaybolmasın diye;
bir mum yakıveriyorum ellerine.

Bu hangi baharı, üsküdarı sevmenin
Durgun yeryüzü, dalgalanan insanlar..
ve susamı dökülmeyen simit...!
Burası zamanlardan zaman çamlıca...

Y.O

1 yorum:

Şiir dedi ki...

.........