Sosyal

Paylaş

23 Kasım 2008 Pazar

Üç Günün Yorgunluğu

Yoktu Yakub'un baktığı kuyularda Yusuf
Ne de Züleyhanım elinde bir bıçak...

Ben sükût ediyorsam düşmesin diyedir kelimeler
Berzah'ın karanlık kuyularına
Kuyular su'ya düşer su kendine bir Yakup
Güzelliğin bahçesine sorular eker erguvanlar
Ve Anadolu Hisarında serin bir güneş
kızıla boyar gökyüzünü
Yer değiştirir anılar yenileriyle hiç gereği yokken
Günlerin yorgunluğu, asırların yankısı ve hiçbir şey ama hiç bir şey
Tutmuyor bu dünyada yaşamak korkusu kadar kimseyi!

Evet yaşamak dedim aklım başımda!
Onsuz her vakit pencerelere konuyor ölüm
Ki vardır her evin duavarlara yaslanan bir penceresi
açılması beklenen son kapının dışında

Yerinden eder an'ı bugünü hep yarın diye bilen
Sudan ve topraktan uzak dalganalnmış üç insan manzarası:
Biri kör biri topal diğeri uçurum.

Y.O

Hiç yorum yok: