Sosyal

Paylaş

27 Şubat 2008 Çarşamba

Alınyazısında Söylenen

Kıyılara düşman bir münzeviyim ben
yarına varmış gibi yolundan dönmek isteyen
Hoyratça harcadım kalsın istediklerimi
kalmadı oysa istemediklerim bile benimle
Anne ben, nihâvend makamlarda okunan sâlâlar gibi
bitmeye yakın aslına rucû eden uzun bir cümleyim.
Ne sahifelerce dolup taşan /harflerin gölgesinde/
Ne de Levh-i Mahfuz'dan bir harf eksik!

Anne.. anne ben çekilmek istenen bir derdin
yarım kalmış nesnesiyim.
Ne alınyazısından habersizim mükerrer günahlarla
Ne de ifşâ edilmiş bir sırda kabahatim...

Yok! dedim. İnkar ettim.
Ne gelmişse gitmeyle anılmıyor mu onun da adı?
Ne kışı, ne yazı, ne baharı ne de sonbaharı
yetmiyor bir ömrü yaşanmamış saymak için ne de olsa...
Akşam! dedim. Bölüyor zihnimi iki eşit parçaya
Durup bakıyorum da gökyüzüne
Bir yanım burada kalmış diğer yanım çekip gidiyor bulutlara.

Yağmurun sesine sakladım ben
Henüz çocukken ikrar ettiğim yarım kalmış dualarımı...

Biraz dinle beni ey gökyüzü ırmağı
Ey toprağa can veren rahmet!
Dinle.. bir gün seni toprak olup bekleyecek olanı

Her kıyının bir müptelası varken
ve yokken artık inkar ettiklerim
en çok sende aradım
kaybetmek istemediğim seslerin değişmeyen yankısını.

Yasin Onat

1 yorum:

Elif dedi ki...

"Yağmurun sesine sakladım ben
Henüz çocukken ikrar ettiğim yarım kalmış dualarımı..."