Sosyal

Paylaş

25 Ocak 2008 Cuma

Kusur

Uğramayalı uzun zaman olmuşken kendime
Şaşırmıyorum üç adım ötemde olsa da gençliğim
Habersiz kaldı, sokaklarda arınmış çocuklar
Bu devri daim eden çelişkiye

Sormayalı bilmem kaç zaman geçti aradan
Parmak uçlarımda eğleşen yaban güllerinin hatrını.
Dâhil olundum
Itrîden süre gelen mûsikî sevenler birliğine oysa

Söz müydü yazı mıydı hangisinin kalıcı olduğunu
Hatırlayamadığım küçük sancı
Hatırladığım neydi ki hatırlattıklarımdan başka
Azaldıkça övünç duyamadığım.
Merhamet adına
Dilenmek adına
Övünç adına
Ve dahi elimden bir kristal bardak gibi düşen sonbahar adına
Ne yaptımsa geldi ve buldu beni
Şu akşam sonrası esen rüzîgarın hatrına.

Kusur, en çok ve en az neyi kapsıyorsa terk ettim orayı
Tekrarlamak değil demişlerdi de hatalar için
Dönmem gerekirmiş kavşaktan büsbütün kaygan olsa da
İz bırakma!
Yarım bırakma
Beni bırakma…
Cinayetim olacaksın sen ey körelmemiş nefsim!

Bir yerlerde hep başka biri olma isteği
Vahşi bir kurgu hatasından başka ne olabilir ki?

Yasin Onat

Hiç yorum yok: